Çakallarla Dans
- 18 Ara 2025
- 3 dakikada okunur
5 Aralık 2025’te Türkiye Kupası kuraları çekildi. Fikstür de o gün ilan edildi. İlk hafta maçları 23-24-25 Aralık 2025’te oynanacak. Sonra ne olduysa oldu 9 Aralık 2025’te maçların yarısı 17-18 Aralık 2025’e alındı.
2 hafta sonra oynanacak maçı bir hafta öne çekmek nereden bakarsan bak iş bilmezlik. Ama asıl uyanıklık ve zihni sihir süreçler bundan sonra başlıyor.
Sözüm ona Trabzonspor başkanlığı yapmış TFF başkanı, Pazar günü maç yapmış Trabzonspor’a kupa maçını Çarşamba gününe koyuyor, Trabzonspor’un bir sonraki lig maçı pazartesi günü iken. Yani 8 günlük aralık var ortaya bir maç koyacaksınız Trabzonspor’a 4’er gün dinlenme şansı vermek yerine 3+5 günlük plan yapıyorsunuz. Herhalde kupayı boş ver sen, lige asıl diyorsunuz.
Peki bir önceki hafta cumartesi günü lig maçını oynamış, bir sonraki haftaki lig maçını Pazar günü oynayacak olan Galatasaray’ın maçını hangi güne koyuyorsun? Perşembe! Yani 4’er gün ara koymak yerine 5+3 günlük plan ile lig maçından önce sadece 72 saat dinlenme şansı.
Galatasaray’ın maçını çarşambaya Trabzonspor’un maçını ise perşembeye koyarak kusursuz bir program yapılabilecekken açık açık savaş ilan etmek için şu yapılanlar yeterli mi? I-ıh! Bu tuzakta Galatasaray ile birlikte bir mağdur daha var, o da Başakşehir. Bu “günahsız sabinin” suçu ne? O halde hemen telafi edelim Başakşehir’in bir sonraki maçını pazardan pazartesine alalım ki insan gibi 4 gün dinlenip maça çıksınlar. Galatasaray’ın kupa maçının çarşambaya ya da lig maçının pazartesine ertelenmesi talebine karşı ise ret!
Türkiye’de kâğıt üzerinde bile olsa özerk bir yapıya sahip olması gereken TFF bir kulübe, bir camiaya savaş açarken o camianın ileri gelenleri ne yapar peki?
Başkandan ümit keseli çok oldu. Kendisi şu ortamda sorunları maçlardan sonra TFF’den randevu alıp konuşarak çözeceğine inanıyor. Sinek ikili deniyor, susuyor. Aslan yavrusu deniliyor, kaçıyor. Arkadaş bir tane babayiğit yok mu aranızda?
Beyler vasi İnan Kıraç’a atandı, Galatasaray’a değil. Ey liseli büyüklerimiz neredesiniz? Bu kulübe başkan adayı olmuş, divan başkanlığı yapmış Eşref Hamamcıoğlu. Mustafa Cengiz ile mezarlıkta omuz omuza mücadeleye girerken gayet atılgan gözünüyordunuz, şimdi neredesiniz?
13 yıldır divanda yer alan ve 4 yıldır da Galatasaray Divan Başkanlığını yapan Aykutalp Derkan, hiç rahatsız olmaz mı, çıkıp konuşmaz mı bir kere? Gündem olmaz mı söyledikleri?
Çalışanlarına alın terinin karşılığını fazlasıyla verdiği için Galatasaraylılığından gurur duyduğumuz, İnan Kıraç sonrası derin Galatasaray’ın başı olması ümit edilen Ahmet Yüce çıkıp bir şeyler söylemenin, liderlik etmenin zamanı gelmedi mi artık?
Son olarak, Sayın Fatih Terim. Sizi imparator yapan Galatasaray’a sahip çıkmak için sesinizi yükseltmenin zamanı geldi de geçiyor artık sanki.
Bunca babayiğitten bir çıkış beklerken çok şükür 18 Aralık 2025 tarihli Galatasaray Aralık Ayı Divan Kurulu’nda bir kişinin sesi yükseldi.
O isim: Süheyl Batum.
Son başkanlık seçimini %78’e %22 kaybeden Süheyl Batum bakalım neler söylemiş:
Çok açık söylüyorum; ben çok kötü yöneticiler gördüm, çok kötü dönemler gördüm ama bugünkü ortam kadar, bugünkü TFF kadar kötü, başkanı kadar kötü, hukuktan zerre anlamayan, pervasız ve Galatasaray düşmanı bir başkan görmedim!
Fenerbahçe şike yaptığında, ben o sırada parlamentodaydım, neler yapıldığını biliyorum, kanunlar değişti falan, Türkiye’de yırttılar ama CAS açık; UEFA, iki yıl hak mahrumiyeti cezası verdi. Şike için verdi!
Aldın iki şirketten; sonra savcı soruşturmaya başladı, Mert Hakan Yandaş’ı tutukladılar. Ya bunları sana vermediler mi Eren Elmalı’yı verirken? Yoksa sen mi sakladın bunu? Sen kimsin ya! Türkiye’de hukuku bu kadar pervasız çiğneyecek adam mısın sen!
Kerem Aktürkoğlu’nun sözleşmesi. Adam çıkıyor, “50 kağıdı ben verdim” diyor. Diğerleri “yok yok bahçesine baktıracak o yüzden yaptırdı sözleşmeyi” diyor. Ya Kerem Aktürkoğlu’na sen 50 milyona ne iş yaptırırsın, Fenerbahçe futbolcusuna! Ya böyle bir şey olur mu? FIFA buna bakar! TFF Başkanı bakmaz ama biri FIFA’ya bunu söyler! Bu kurulların tek bir tanesi bağımsız değil, bu da FIFA’yı ilgilendiriyor. Süre geçirmemeliyiz bakın söylüyorum! Şu Kerem Aktürkoğlu sözleşmesini, şu yaptığı tehditleri, bu ayrımcılıkları bir FIFA’ya verelim bakalım! “Yaptık yapacağımızı” demek zorunda değiliz, rica ediyorum. Bu bizim mükellefiyetimiz! Ciddi bir şey yapılmasını bekliyorum.
Kurtlar vadisi.. Bana haber göndermiş, “Bizim aleyhimize çok fazla konuşmasın” demiş. Ne olur altı üstü bunların anladığı bir ayağımızdan vurdurur ama koca Galatasaray’a söz söyleyecek adam değildir!
Hay ağzına sağlık be adam! Şunları çıkıp söyleyecek bir babayiğide ihtiyaç vardı. 2026’da yine seçim olacak. Aynı iki isim çıkarsa; bu kez sonuç %78–%22 gibi farklı olmaz herhalde değil mi? Çünkü bu sefer bu seçim yarışı Galatasaray’a sahip çıkanlarla sessiz kalanların arasında olacak.




Yorumlar